Sabah Sosyali
Geçen hafta Arel’le geçirmediğim zamanın neredeyse tümünü çizim yapmaya harcadım. İki iş aldım onları bitirdim. Portfoliom için yukarıdaki çizimi yaptım.
Pazar öğleden sonra sevgilim beni zorla dışarı çıkarıp kitapçının önünde arabadan indirdi ve hızla uzaklaştı. O zaman farkettim ki tek başıma dışarıda zaman geçirmeyeli bir hafta olmuş!
Arel’le birlikte olduğum zamanlar da artık evlere şenlik bir havada geçiyor. Sabah dokuzda kapının çalmasıyla başlıyor gün. Arkadaşlar, komşular, beni ısrarla hırıstiyan yapmaya çalışan misyoner teyzelere kapı açmakla geçiyor sabah.
Oğlumuz halinden pek memnun tabi. Hayatımda tanıdığım en sosyal insanın annesiyim ben. Kapı çaldımı bizimkinin keyfi yerine geliyor. Neşeyle kapıya koşup Hello diye bağırmaya başlıyor :)
Ben okula gittiğim zaman böyle değildi. O zaman, aman sosyal ortamlar bulalım oyun gruplarına katılalım diye çabalıyordum. Şimdi çok farklı sadece günün yarısında en az beş on kişi görüyorum.
Arkadaşlarım günün Arel’e benim baktığım kısmında (yani sabahları) beni yanlız bırakmıyorlar, hem çocukar bir arada oynamış oluyor hem de biz biraz konuşacak zaman buluyoruz.
Burada geçici oturuyoruz diye salonu tamamen çocukların oynayabileceği bir alana dönüştürmek çok iyi oldu. Oyuncakların düzenli durması için dolaplar aldık. Dolapların içine oyuncakları organize etmek için kutular aldık. Çok parçalı oyuncakları da ziploclara koyup öyle kutuladık. Böylece oyuncaklar fazla dağılmıyorlar ve her şey yerli yerinde.
Yerler parke olduğu için de ortaya sadece bir tane küçük halı aldık. o halıyı haftada bir defa süpürüyorum. Bir tane uzun saplı süpürgem var her sabah kalkınca hemen parkeyi şöyle bir süpürüyorum tam iki dakika sürüyor. Sonra bir daha uğraşmam gerekmiyor.
Bir de arkadaşlarım gelince yiyecek birşey hazırlamıyorum. Çünkü zaten hiç birimiz yemiyoruz :) Gün içinde meyve çıkattığımda bile yenmiyor bazen. Yemek yemek için özel buluşuyoruz :)
Fazla hazırlık yapmayınca sosyal olmak kolay oluyor.
Kategoriler: Çizim, Bebeğimiz
Etiketler: dijital çizim















gene harika bir çizim.
hazırlık yapmayınca kolay olur ama insan gene de bir ortalığı temizleyeyim vs diye tedirgin oluyor hafiften.
Çizim süper eline sağlık..Keşke Türkiyede de bu aktiviteler bu kadar kolay olabilse.Biz kendimizi çok hırpalıyor, zaman ayırmamız gereken şeyleri hep ihmal ediyoruz.Tebrikler sana..sevgiler
Bayıldım bu çizime,detaylar çok güzel.Ne güzel insanın gerilmeden misafir ağırlayabilmesi.Sırf bu yüzden bizler komşularımızla ilişkilerimizin olmayışından şikayet edip duruyoruz.Kendinize iyi bakın
“Fazla hazırlık yapmayınca sosyal olmak kolay oluyor.”
Kesinlikle ;))
Iyi eglenceler ;)
çİZİMLERİNİZ HARİKA..
HAYATA BAKTIĞINIZ PENCEREYİ DE SEVDİM..
bizler evleri tıka basa doldurduğumuz için ha babam de babam evi topla, sil süpür……
çocuğada nefes alacak alan kalmıyor.
sonrada aman dur çocuğum, oraya gitme, onu elleme, buraya çıkma……..
blah blah blah….
iyi ki de o geçici evde oturuyormuşsunuz :) (bence)
Çizimlerini çok beğeniyorum. Öyleki her defasında elime kalem aldırtıyor..
Sevgiler..
Şule-Bilge’smum, teşekkürler
nehircce, insan ister istemez yaşadığı yerin şartlarına uyum sağlamak zorunda kalıyor.
sevda, teşekkürler.
annevebebisi, Türkiye de yaşasak biz de aynı zorlukları yaşayabilrdik.
Dijle BAHTİYAR DURGUNLU, çok teşekkürler.
e.t., küçük çocukla çok zor eşyaları korumak zaten. Biz yeni eve geçince bir çoğunu değiştirmek zorundayız.
Canfeza, teşekkür ederim. oyuncaklara bayıldım çok şirinler.
Son cümleyi çok tuttum :))
Ben de hayat felsefemi bu yönde değiştirmeye çalışanlardanım.. Sanırım yurtdışında bu çok kolay olacak ama Türkiye şartları hala bu anlayışı kaldıracak durumda değil.. -Tabii bunu önemseyenler için-
ellerinize sağlık süperlerr.. bayıldım… bayıldım.. :))