Sebze Sepeti

Meltem Sozer, 19 Ağustos 2009

sebze-sepetiSon bir haftadır otoparka asfalt yapıldığı için her sabah yedi buçukta yerimizden zıplıyoruz.

Zıplıyoruz çünkü birkaç iş makinası aynı anda korkunç gürültüler çıkarıyor ve Arel bu seslerle uyanıp ağlamaya başlıyor.

İlk sabah yaşadığım şoku anlatamam. Ne oluyor yahu diye öylece kalakalmıştım.

Biz üniversitenin kampüsünde ormanın içinde yaşayan insanlarız. Genelde evin yakınlarında kuştan başka birşeyin sesi duyulmaz. Çevrede görülmesi normal karşılanan hayvanlar da ceylan, tilki, rakun,  kartal, ateş böceği türünde hayvanlardır.

Gürültünün nasıl  birşey olduğunu çoktan unutmuşuz.

Ama bir haftadır her sabah suratlarımız ekşi uyanıyoruz. Tabi durumun benim gibi erkek çocuğu anneleri için avantajları da yok değil. İş makinaları bizim evden göründüğü için Arel bazen oturup hayranlıkla onları izliyor. Evlerinden iş makinalarını göremeyenler de çocuklarını bizim arka bahçelere getirip izletiyorlar. Manzara oğullarımızı biraz oyalıyor.

Bu sabah yine aynı gürültüyle güne başladık. Bir randevumuz vardı, saat dokuzda ailecek şehir merkezindeydik. Tam arabayı park ettik, arayıp görüşeceğimiz kişinin hasta olduğunu söylediler randevuyu başka tarihe aldık.

Dışarıda hafif serin bir bahar havası vardı, güneş pırıl pırıl parlıyordu. Bahçesinde oturup kahvaltı yapmaktan hoşlandığımız bir yer var. Açık havada kahvaltı yapmaya karar verdik. Ama kapalıydı, o sırada pazarın kurulmuş olduğunu gördük. Pazarı gezmeye karar verdik.

Taze meyveler, sebzeler, çiflik yumurtaları, ev yapımı reçeller … çok güzeldi pazar. Amerika’ya yerleştiğimizden beri en çok eksikliğini hissettiğim şey, meve sebze vb…nin marketlerde görüntülerinin harika ama kendilerinin tatsız oluşu oldu. Yediğimiz sebze ve meyvelerin tadı yok. Whole foods’tan aldıklarımız bile öyle.

Genellikle kokusuz oluyorlar. Bu nedenle Amerika’ya ilk geldiğimizde Florida’da oturduğumuz için bahçe kiralamıştım. Organik meyve sebzelerimi yetiştirip dalından koparıp yemek yapıyorduk. Florida’da hava böyle bir bahçe için o kadar uygundu ki çok fazla uğraşmıyorduk bile. Hatta doğru düzgün sulamıyorduk. Hava her gün çok güneşli ve çok yağmurlu olunca kendiliğinden yetişiyordu herşey. Hem de büyük bir hızla.

Michigan’ın havası uygun olmadığı için de hiç uğraşmaya değer bulmadım. Bizim için yazları sebze meyve toplamaya gitmek bu nedenle hep en önemli etkinlik oluyor.

Bu sabah pazara gidince gördüm ki daha sabah dalından koparılmış sebzeleri satıyorlar. Hem de markette satılan plastiğe benzeyen sebzelerden çok daha ucuzlardı. Mis gibi kokuyordu sebzeler.

Aklımda hiç pazara gitmek gibi bir fikir olmadığı için fotoğraf makinam yanımda değildi. Bu nedenle taze sebzelerin varlığını kutlamak için eve gelince sebze sepeti yapıp fotoğrafını çektim. Bundan sonra çarşamba sabahları pazara gideceğim.

Yaşasın taze sebze ve meyveler!!!

İyi ki randevu iptal oldu, çok güzel bir sabah geçirmiş olduk.

Kategoriler: Diğer
Etiketler:

Yorumlar (11):


  1. Fevkalade on Ağustos 19th, 2009

    Amerika da pazar oldugunu bilmiyordum..
    Keske burda da olsa…
    Ah keskem!

  2. nehircce on Ağustos 20th, 2009

    Çok sevindim bende her cumartesi severek geziyorum pazarımızı,çok farklı bir paylaşım bence, hemde bir sürü değişik insan gözlemliyorsun :) sevgiyle

  3. simgetugce on Ağustos 20th, 2009

    Amerikadayken en sevdiğim aktiviteydi Farmers Market (bizim deyişimiz ile pazar) en çok da taze çöreklere ve mis kokulu çiçeklerine tavdım!!!
    Böyle bir ganimeti bulmana sevindim ama geç kalma 11-12 dedim mi kaldırırlar.

  4. e.t. on Ağustos 20th, 2009

    sizin için önce üzüldüm sonra sevindim :)

    artık istanbulda da durum çok farklı sayılmaz aslında malesef bu mevsim oldu halen içinden sadece kök ve su çıkan tatsız ve kokusuz domatesleri alıyoruz marketten.(oturduğum yerde pazar yok gibi birşey.)

    yaşasın miss kokulu meyveli günler…..

  5. nihan on Ağustos 20th, 2009

    evimin çevresinde farklı günlerde açılan üç tane pazar var.ama mis kokulu sebze meyveler on yıl önceydi. şimdi hepsi hormonlu ve kokusuz.fazla para hırsı mahvetti dünyamızı.bakalım çocuklarımız hangi günlere kalacak.sevgiler.

  6. pelin on Ağustos 20th, 2009

    Meltemcim şimdi ne desem ki,yanınızda boş yer var mı ? ben gelmek istiyorum :) Çünkü ben minibüs yolu üzerinde oturuyorum,gürültünün en güzeli benim evde :))

    Pazar alışverişi gibisi yok çok haklısın…Afiyet olsun ;)

  7. çiğdemm on Ağustos 21st, 2009

    E.T ‘ye katılmamamk mümkün değil.Artık İstanbul’un pek oralardan farkı yok :( Marketten aldığımız kırmızı domateslerimiz eve gelince ne hikmetse susuz,kof ve beyaz çıkıyor :( Pazarlarda da güya ucuz olan yine böyle kof, bahçe domatesi olansa ucuk rakamlar..

    çivisi çıktı İstanbul’un çivisi :(

    Domatesleri iyi çıkmasa da pazarın karmaşasına BAYILIYORUMmm

  8. Meltem Sozer on Ağustos 21st, 2009

    Fevkalade, umarım bulursun. Farmers Market olarak biliniyor.

    nehircce, Türkiye de meyvelerin sebzelerin tadı kokusu var.
    simgetugce,tam ganimet tam.

    e.t., herhalde İstanbul’da durum böyle. Biz tatile akdenize gittiğimizde çeyve sebzeler çok güzeldi.

    nihan, çok üzücü gerçekten.

    pelin, gel komşum ol. Ben çok isterim seninle komşu olmayı.

    çiğdemm, burada kışın marketlerden aldığımın domateslerin içi beyaz. Yazın kırmızı oluyor ama çok zor tadı ve kokusu olanı bulmak.

  9. Canfeza on Ağustos 22nd, 2009

    İlk fotoğraf görününce yapay sandım sebzeleri ;) Harikalar..

    Sebzeleri dalından koparıp yemek gibisi yok, tazesini bulup kokusunu içine çekmek gibisi. Şikayetler hep aynı marketin tadı yok, pazardaki hakkını vermiyor..

    Bu yıl bir küçük çeri fidanım vardı. Her kahvaltıya 2-3 domates verdi. Kokusunu içine çekerek yediğim domatesleri öylesine özlemişim ki..

  10. e.t. on Ağustos 24th, 2009

    Sevgili Meltem size bir ödülüm var.

    Nefis çizimleriniz sebebiyle bu ödülü en bağdaştırdıklarımdansızın.
    sevgiler…

  11. Meltem Sozer on Ağustos 25th, 2009

    Canfeza, Ne güzeldir çeri domatesin tatı.

    e.t.,çok teşekkür ederim gerçekten.

Leave a Comment

Subscribe to feed