Seramik Demliklerim
Yaz aylarında aklımda bir proje vardı. Çizimlerini yapıp üzerinde biraz düşündükten sonra bu projenin üç boyutlu halinin çizimlerinden daha iyi olacağına karar verdim.
Nasıl yapayım ne kullanayım diye düşünürken aklıma artık seramikle çalışmamak için hiçbir nedenim kalmadığı geldi. Eskiden çalıştığım stüdyoda bana uygun saatleri araştırmaya başladım. Pazar ve salı akşamları haftada iki gün toplam altı saat yeterliymiş gibi gedi.
Ama ne zaman stüdyoda kili yoğurup çalışmaya başladım, o zaman anladım aradan çok zaman geçmiş ve ben herşeyi unutmuşum. Birşeyi hayal etmek, onu çizmek ve çizdiğinin üç boyutlu halini görebilmek zaman ve çaba gerektiriyor.
Çizdiklerimi seramiğe dönüştürebilmek için biraz pratiğe ihtiyacım olduğunu farkedince ben de demlik yapmaya karar verdim. Ben demlikleri yaptım, kulpları koptu, çatladılar …
Pes etmedim uğraştım ve fotoğrafları bulunan üçü sonunda demlik şekline girdi. İlk fırınlamaya gireceği sırada binanın elektrik sistemlerinde ağrıza çıktı ve ilk fırınlama aşamasını geçmeleri bir ay aldı. Tabi sır kaplama ve onun da sonuçlarını bir an önce görüp deneyim kazanma aşamasına gelmek için uzun süre beklemek zorunda kaldım.
![]() |
![]() |
Yine pes etmedim, sırla kaplayıp tekrar fırınlandıktan sonra bu üçlü fotoğraftaki son hallerine geldiler. İlk fotoğraftaki demlik fena olmadı da diğer ikisi sırlar nedeniyle bende hayal kırıklığı yarattı. Neyse deneyim kazanmış oldum diye kendimi avuttum. Ama asıl yapmak istediğm ve sonunda ancak yine sadece bir tanesini beğenebildiğim seramik evler projemi de artık fotoğraflarını çekmeye üşenmediğim bir zaman siteye eklerim.
Bu çalışmadan alınan en büyük ders, hayal ettiğim şeyleri üç boyutlu görebilmek tahmin ettiğimden daha zormuş. Şimdi yoğunluktan seramik stüdyosuna gidemiyorum. Ama ilk fırsatta tekrar ders almaya başlayıp en az çizim kadar seramiğe de zaman ayıracağım.
Kategoriler: Seramik

















Eline sağlık canım,bence güzeller,daha da ilerleteceğinden eminim..Mor olanı çok sevdim..Sevgiler
ne güselll olmuşlar ;) insanın kendi ürettiği bir şeye bakıyor olması çok keyiflidir herhalde ;) bende böyle şeylere 0 yetenek :( ne dikiş, ne çizim, ne yemek ne de başka bir şeyy ;/ ( Eee ne iş yaparım ben :( bilemedim şimdi )
benim favorim çiçek sulama ibriğine benziyen ( adını bilemediğimden ilginç bir tanımlama yaptım galiba ;/)
ben de mor olanı beğendim.sap kısmındaki çöküklüğü de çok hoşuma gitti.Alice’le ve tavşanla içeceksin o çayları di mi?çağıracak mısın?:)sevgiler
cok guzel olmuslar ellerinize saglik…
Sevgiler
Umur & Ada
2 ve 3 nolar çok güzel
Bence hepsi çok güzeller bayıldım!Bende seramikçiyim ,
seramik evlerinizi de merakla bekliyorum ,bu aralar bende atölyemde sipariş seramik evler çalışıyorum .Sitenizi keşfettiğim için inanılmaz mutlu oldum,sevgiler
hepsi enerji dolu olmuş ellerinize sağlık yine :))
nehircce, Diğer ikisinin fotoğrafını yayınlamayı düşünmüyordum iyi ki yayaılamışım. Bana moral oldu teşekkürler.
çiğdemm, diğerleri beğenmiş olmanız beni sevindirdi teşekkürler.
nihan, gel tabi bekleriz:)
umur kocak, çok teşekkürler
şulebilge’smum, iyi ki yayınlamışım onların fotoğraflarını da ben çirkin oldular diye üzülüyordum.
cansu,ben seramik evlere yeni başladım. Ama uzun süre peşini bırakmak istemiyorum.
eda, çok teşekkürler…
Ben ikinci resimdekini (nasıl tanımlanacak? kulpunun gövde kısmında çöküklük olanı) beğendim. üstelik çekim yönü dolayısıyla görüntüsü bende Taş Devri’nin Barni’sini hatırlattı. Saçlarını, gödesini, şapkasını Barni’ye “cuk” yapıştırdım. Bir öneri:
demliklerin “ülük”lerini (bizde öyle deniyor.) Pinokyo’nun burnu gibi yatayla paralel değil de yukarı kalkık olsaydı, kullanım kolaylığı sağlanmış olurdu. Ellenirinize sağlık. Yenilerini görürüz inşallah…