Sonbahar Geliyor
Ah Michigan’ın kışı hiç çekilmez. Bazen bir ay güneş görünmez hergün kar yağar. Yağar yağar herkes bıkar o bıkmaz.
Bizim sitenin çocukları kışın kardan adam yapar. Kar kalınlığının çok, havanın sıfır civarında olduğu günler dışarıda kar topu oynar kendilerini kara gömerler. Ama hava sıcaklığı hep eksilerde olduğu için genelde kapalı yerlerde oynamak zorunda kalırlar. Bu nedenle buralar kapalı oyun alanı cennetidir.
Amaa Bahar geldimi hepsi ayakkabılarını çıkarır bir sonraki kara kadar sitede çıplak ayak koşar oynarlar. Yağmur yağıyormuş güneş açıyormuş herbiri farklı yaş gruplarındaymış farketmez hepsi yalın ayak oynarlar. Annesi Arel’e bazen izin verir ama genelde Arel ayakkabı giymeden dışarı çıkamaz. Dışarıda çıkarınca da annesi ona geri giydirir. (yok öyle yalın ayak başı kabak sokaklarda oynamak :)
Ve sonbahar gelip yapraklar dökülmeye başladımı yapraklardan güzel oyuncak yoktur. Bir araya toplanıp yapraklarla oynanır. Yapraklar daha çok döküldükçe bir araya getirilip içine girip oynarlar.
Bu sonbahar da sezonu açtılar.
Hafta sonu yine büyük bir hızla geçti. Arkadaşlarımızla buluştuk. Cumartesi şehirde yemek festivali vardı. Ben bir kaç şef ahçının yaptıklarını tatdım. Fotoğraftaki şefin çikolataları inanılmaz güzeldi.
Pazar günü sevgilim şehir dışına gitti. Arel’le birlikte anne oğul güzel bir gün geçirdik.
Oturduğumuz siteden arkadaşlarla parkta buluştuk birkaç saat bizim çocuklar oynadı biz de sohbet edip dondurma yedik. Uzun uzun Arel’le oynadım hafta sonu. Kaydık salıncaklara bindik koştuk futbol oynadık. Hava çok güzeldi, güzel bir hafta sonu oldu.
Kategoriler: Bebeğimiz
















Canım ya yine çok tatlı görünüyorsunuz.
Aslında sonbaharı tam rengiyle yaşayabildiğiniz için çok şanslısınız… kışı da karıyla birlikte.
Buralarda son bahar pek yaşanmıyor. Zaman geliyor sıcaklar o kadar uzuyor ki, ekim sonunda denize gittiğimizi hatırlıyorum. Sonra birden soğuk, yapmur geliyor… Kıştan yaza geçiş de çok çok kısa… daha cekitimizi çıkarsak mı çıkarmasak mı derken askılılar giyecek kadar sıcaklar birden bastırıyor. Her sene yazlıkları çıkarmakta gecikiyorum. Şöyle koskocaman dolaplarım olsa da ne yazlıkları ne de kışlıkları hiç kaldırmasam diye hayal ediyorum :) Kış dediğim de kar gördüğümüz filan yok tabi. Geçen sene kara dokunabilmek için, 1 saatten fazla yol katedip, buradaki en yüksek dağın neredeyse zirvesine yaklaşmıştık. Eh işte biraz dokunacak, üç beş kar topu atıp birkaç fotoğraf çekecek kadardı bizim kar manzaramız.
Önemli olan her mevsimin, her şehrin tadını (ailecek) çıkarabilmeyi bilmek. Ne iyi yapmışsınız siz de :)
Şehir Kızı, sen ne zaman tekrar yazmaya başlayacaksın.
Papatya Papadopoulos, ama adada yaşamak da çok güzeldir eminim. Ben bir gün oraları da gezmeyi çok isterim doğrusu.