Lavabo Altı

18 Mayıs 2009

akrilik-resim

Sonsuz parçalı bulmacalar gibiyiz.

Yaşadıkça ve öğrendikçe  kendimize ait parçaları topluyoruz. Hazine avı gibi hangi parçanın bize ait olduğu ya da nereden çıkacağı belli değil.

En ilginç keşifler kendimizle ilgili olanlar.

Yaşadığım iyi ya da kötü deneyimlerle buluyorum bu parçaları.  Bazen burnumun dibinde oluyorlar bazen dünyanın bir ucunda.

Hayatta en korktuğum şey kendime ait bir konfor alanı yaratıp, kendi parçalarımı bulmaktan ve yaşamaktan vazgeçmek.

O zaman ihtiyarlarmışım gibi geliyor.

****

Yukarıdaki resim bana ait çok önemli bir parça. Yeni buldum : )

Yağmurlu bir sabahtı.

Hoca, seçtiğiniz herhangi birşeyin resmini yapmanızı istiyorum dedi. Ayakkabılar, porselen çaydanlıklar vb… bir çok şey seçebilirdim.

Ama asıl yapmak istediğim şeyin stüdyodaki lavabonun altı olmasının açıklaması yok. Ya da perspektif kullanmak istemememin. Ya da seçtiğim paletin.

Bu resimi yapmanın beni bu kadar heyecanlandıracağını tahmin bile edemezdim. Resim bittiğinde ben hayatımla ilgili çok önemli bir karar vedim. Şimdi akrilikle çalışırken yaptığım resimleri daha çok seviyorum.

Geçtiğimiz dönem yaptığım en iyi şey bu dersi bu hocadan almak olmuş.

Kalem Değil Fırça Kullan

1 Şubat 2009

_mg_9230

Dersler başlayalı bir ay olmadı ama nude figure drawing dersinde 30 saniyede çizim yapmayı öğrendim. Hem de sayfaya oranlayarak ve tüm ölçüleri doğru kullanarak. Hatta bütün bunları sol elimle daha iyi yapabildiğimi bu ders olmasa bilemeyecek olmam ne kadar tuhaf. Bu ders olmasa sol elime,  Orhan Veli’nin sol eline yazdıklarını hissedecektim :) Derste bir aydan kısa bir süre içinde 250 çizim yaptık!

Acrylic painting dersinde kalem kullanmamız çizim yapmamız yasak. Ne yapıyorsan fırçayla yapman gerekiyor. Şu aralar fırçalarımıza alışıyoruz bir yandan da portakallar üzerinde çalışıyoruz. Fırça darbelerini sayarak boyuyoruz. Gereksiz fırça darbesi yasak. Hoca derste dalga geçiyor önce çizip sonra içini boyamak beş yaşındaki çocukların yaptığı birşeydir diye. Yağlı boya ve akrilikle böyle çalışılmaz! Kadın, Yale’de master yapmış çevre üniversitelerin hepsinde ders vermiş ve sanat kariyerinde de iyi yol katetmiş bir sanatçı. Bir de çok hoş bir insan bence.

Yıllar önce bir belgesel seyretmiştim. Ünlü sanatçıların çalışmalarını esere zarar vermeyecek şekilde özel bir teknikle inceliyorlardı. Resimin her katını tek tek ortaya çıkartınca en son katında hiçbir zaman çizim bulunmuyordu. Zaten eskiden çizimler mürekkeple yapılıyordu. Kurşun kalem sanat tarihine sonradan katılmış bir eleman.

Advanced drawing dersi için çizim günlüğü tutuyoruz. Hergün birşeyler yazmak ve çizmek gerekiyor. Ders hala çok zor geliyor. Geçen ders üç saat boyunca üzerine ışık tutulmuş limon ve yumurtaları çizdik. Çizimi yaparken çeşitli kalemler kullanıp gölgelerle iki boyutlu bir çizimi üç boyutlu göstermeye çalışıyoruz. Bir de hiç dış çizgi kullanmamamız gerekiyor. Yani benim için çok sıkıcı.

Derinlemesine Düşünceler

14 Mart 2008

baliklar.JPG

Akrilik ve mürekkeple yaptığım okyanus dibi resmi düşüncelerimin derinlik öçüsüdür.

Benim için hırpalanmanın tanımı, ne kadar eskiye dayandığını bilmediğim bir görüntü olan tırmalanmış, aç kalmış, kenelenmiş, bakımsızlıktan ve açlıktan tüyleri yer yer dökülmüş artık yemek arayacak hali de kalmamış yeni yetişkin olmuş cılız bir kedidir.

Yedi canına rağmen gözümüzün önünde hayatın ucunda yürür.

Aynı olmak

Hayat boyu aynı olmaya zorlanmak çok korkunç. Ya da sürekli tuhaf karşılamak, beğenilmemek, yazılı olmayan kurallara uymaya çalışmak.

İnsanlar yaşadıkları dönemlerde hep aynı doğruları uygulamaya çalışıyorlar. Kulağa en doğru gelen her uygulamada aynı doğru sonuca ulaşıyormuş gibi.

Ben şöyle yaptım sen de yap. Sanki aynı insanlarız ve aynı sonuçlara ulaşacağız. Eğer herşey bu kadar basit olsaydı yemek tarifleri gibi hayat tarifleri de olabilirdi. Bir tarif ne kadar çok denenmiş ve ne kadar iyiyse biz de öyle iyi sonuçlar elde ederdik ama farklıyız işte o tarifler işe yarasa bile sonucun vereceği mutluluk herkes için farklı olurdu. Hatta bazıları için sonuç felaket bir saçmalık bile olabilirdi.

Ama işte farklı olarak kendini çok büyük bir tehlikeye atar insan, istenmeyenler köyüne tayini çıkartılır hemen. Herkes gıcık olur bu şahsa, bir iki saldırsak gardı düşer mi diye yoklanır. Zehirli kelimeler şekerle kaplanıp sunulur aptal olduğu varsayılarak.

Farklı davranma cesaretine sahip olanın da kendine göre savunma kalkanları vardır tabi. Çocukluğundan beri bu hırpalanmaya maruz kaldığı için umursamaz insanların davranışlarını. Onu tek üzen şey hayal kırıklığını tedavi eden bir hapın geliştirilmemiş olmasıdır. Alınca sakinleştiren haplardan değil de mesela içince bir kaç gün içinde hayal kırıklığını yok edecek ilaç ister.

Zaten hayatın yeterince karmaşık ve zor olması yetmiyormuş gibi bir de yemek tarifi gibi hayat tarif ederler. Uygulama çok pratiktir! denemiyorsun diye önce sinir olur, sonra sinir ederler.

Boyalara Dönüş

18 Ağustos 2007

yesil.JPG

Sütçül uyudu mu?

Sütçül uykuda.

O zaman ben gidip ellerimi boyalara daldıracağım. Mürekkep, akrilik, sulu ve kuru boyalardan resimler yapacağım.

Yukarıdaki akrilik ve mürekkeple yaptığım mixed media çalışmasının adı yeşil.

Sütçül uyuyor mu hala?

Bayram Resmi

23 Ekim 2006

hintli-bebek.jpg

İyi Bayramlar…