4 Mayıs 2008

İlk yaptığım tünel kitabımı sevgilim ele geçirince ben de yukarıdaki tünel kitabı kendime yaptım.
Kitabın yapımı zevkliydi de çok zamanımı aldı. Hatta yaparken fotoğraflayıp yapılışını anlatmayı deneyecektim ama bir iki fotoğraftan sonra zaten uzun süren çalışmayı hiç bitirememekten korktum.
Bu kitabı yaparken bir gün gelecek Arel’le birlikte resimler, kitaplar yapacağız diye çok heyecanlandım.
Pazartesi günü okul bitiyor. Bütün derslerden A aldım. Aslında notları kafama takmazdım ama bu notların maddi getirileri olacağı için kendimi A almaya zorladım.
Afferin bana :)
Yaz döneminde de ders alacaktım ama bu tempoyla yaşamaya devam edemeyeceğime karar verip yazı Arel’le geçirmenin keyfini çıkarmaya karar verdim.
Bu günlerde bebeğimle birlikte bahar gezintileri yapıyoruz. Havalar harika. Fırsat buldukça fotoğraf çekiyorum. Arel’le hergün parklara gidiyoruz oturduğumuz sitede yeni bir çok arkadaşım oldu.
Bu sitede herkesin en az iki üç çocuğu olduğu için Arel’le aynı aylarda bir çok bebek var. Yani anne oğul baharın tadını çıkarıp yeni arkadaşlar ediniyoruz.
Malesef birkaç gün önce Arel’i sütten kesmek zorunda kaldım. Aslında iki yıl emzirmeyi planlıyordum ama uzun süre ilaç kullanmamı gerektiren bir rahatsızlığım olduğu için doktor daha fazla ertelemememi istedi. Neyse bu rahatsızlık daha önce de ortaya çıkabilirdi hiç değilse bir yıl emzirebildiğim için mutluyum.
21 Mart 2008

* Üç boyutlu dizayn dersi bana üç boyutlu düşünebilme (!) yeteneğinin yanısıra yeni teknikler öğrenme şansı da sağladı.
Yukarıdaki çalışmaya tünel kitap (tunnel book) deniyor. Değişik katlardan oluşan bu çalışmada çizimler, fotoğraflar vb… şeyler kullanılarak kağıtla üç boyutlu ve derinliği olan kitapçıklar elde edilebilyor. Fotoğraftakini derste öğrenmek amacıyla yapmıştım. Sevgilim çok beğenip el koydu. Şimdi üzerinde çalıştığım bir tane daha var bitince onu da yayınlayacağım.
* Bu aralar hayatımı yine yapılacaklar listesine çentik şeklinde yaşıyorum.
Dönem sonu yaklaştıkça ödevler ve projeler zorlaşmaya başladı. Bir projeyi hazırlamak günlerce üzerinde çalışmayı gerektiriyor. Yoğunluktan biraz da şaşkınlaştım galiba.
Sevgilim benim okula gittiğim günler zamansızlıktan aç kalmayayım diye sabahları tost yapar. Geçen gün evden çıkarken tostlarla birlikte kahve de verdi. Ben aldım termos bardakta sıcaklığından hiçbirşey kaybetmeyen kahvemi, gittim kütüphanede çalışırken yarısını içtim. Sonra zamanın nasıl geçtiğini anlamayıp aaa derse geç kalıyorum diye kitapları, notları ve kapağını sıkıştırmayı unuttuğum kahve kupasını çantama attım.
Kahvenin yarısını içmiş olduğum halde kupa kocaman olduğu için çantamın içindeki kitaplar, çizim defterlerim, notlarım ve süper cep telefonum kahvenin içinde yüzüyordu. Yüzenlerin hepsi sizlere ömür. ipodumu kurtarmış olduğuma inanamıyorum. Bütün gün içten içe sevgilime kızdım durdum. Yoğunluktan şaşkına dönmüş bir insana içi sıvı dolu bir kap verilir mi diye. Neyse yüzüne karşı böyle saçma bir suçlamada bulunmadım tabi.
* Haftada üç gün (cuma, cumartesi, pazar) spor salonuna koşmaya gidiyorum. Bugün de gittim, kırkbeş dakika koştum sonra soyunma odasına indim. Soyunma odasında aseton kokusu vardı önce bir hapşuruk kirizi, arkasından hapşurukla karışık bir boğuluyorum galiba şoku yaşadığımdan beri burnum durmadan akıyor. Ben de aseton kullanıyorum ama ne oldu bilmiyorum şimdi bile nefes alırken zorluk çekiyorum ve sürekli burnum akıyor.
Şimdi ben birden bire asetona alerji olduysam bir daha hiç oje süremeyecek miyim? Eğer süremeyeceksem “ayın karanlık yüzü” diye bir adı olan ve hayran olduğum rengi en ünlü markalarda bile bulunmadığı için onlardan bile pahalı olan ojemi nasıl süreceğim? Hadi diyelim sürdüm nasıl temizleyeceğim ?
14 Şubat 2008

Bilmiyorum aşk olmasaydı ne yapardım. Hayatta hala kutlanmaya değer birşeyler varken kutlayalım.
Yukarıdaki kartı yardım amaçlı bir kampanya için hazırladım. Yapımında dergi sayfaları, yapıştırıcı ve makas dışında birşey kullanmak yasaktı.
Dergi sayfaları,yapıştırıcı ve makasla aşkı anlattım ve daha dün postaladım.
30 Eylül 2007

Mürekkeple boyamanın zevkli olduğunu düşündüğümden çizmlerime yeni bir kullanım alanı buldum: El yapımı kartlar.
Geçen hafta alışveriş yaparken doktorumla karşılaştım. Yaz başında çok ciddi bir ameliyat geçirdiğini biliyordum ama bütün yazı yatakta yürüyemeden geçirdiğini söyleyince moral olsun diye ona kendi çizdiğim yukarıdaki kartı yolladım. Hamile bayanların ona ihtiyacı olduğunu unutmasın diye :)
Karar verdim bundan sonra insanlara attığım kartları kendim çizeceğim.
14 Mart 2006

Kesinlikle yenilenmek istiyorum. Yani baharı kelebek yaparak karşılamış olmak bana yetmedi. Yoruldum bir kere, bütün kışı lahana gibi kat kat giyinerek geçirdim. Güzel ince elbiseler, etekler giymek istiyorum. Kullandığım cilt bakım markasından her gün mail geliyor. Eskiden bakmadan silerdim ama şimdi durum değişti ayın ondokuzuna randevu alacağım. Bu bahar makyajımı tamamen değiştirip bunun için de uzman destesteği alacağım.

Yukarıdaki ayakkabıyı önce çizdim sonra polimer kilden yaptım. Bir mutlu oldum anlatamam. Crebro’ya ayakkabı yapmak ne kadar da zevkliymiş.
Geçen gün öylesine çizimler yapıyordum. Sonra bir baktım bir sürü ayakkabı çizmişim. Neden çünkü ben bir ayakkabı delisiyim.

Her neyse bu vesile ile Crebro ayakkabısına kavuştu. Darısı benim başıma.
