Uçan Ada

7 Ocak 2010

uçan-ada

Uçan adanın siyah beyaz çizmlerini, Azura isimli kitabın iç çizimi olarak yapmıştım.

Dün renklisini çizip bulutların arasında uçursam nasıl olur diye düşündüm.

Yukarıdaki gibi oldu.

—-

Hafta başından itibaren Arel’i okuluna ısındırma çalışmalarımız çerçevesinde, her gün bir saat okula götürdük.

Nasıl sevdi okulunu, öğretmenini ve tabi diğer çocuklarla birlikte olmayı. İnanamıyorum nasıl hazırmış.

Okulun , üç gün birer saatlik okula alıştırma uygulaması çok başarılı. Aslında biz ilk gün Arel’i bırakıp gitsek yine çok rahat uyum sağlayacaktı ama benim akılm onda kalacaktı.

Orada bulunduğumuz süre içinde her yeri kendi başıma görme fırsatım oldu. Başka sınıflardaki öğretmenleri de izledim (benim onları izlediğimi bilmiyorlardı) çocuklar rahat ve huzurluydu. Güzel zaman geçiriyorlardı.

Yarın oğlumuzun okulda ilk günü olacak.

Ben de yarın okulda orientationa katılacağım.  Okul hala benim kayıt işlemlerimi yeni başlayacak döneme yetiştirmeye çalışıyor. Notlarım yüksek olduğu için çok güzel bir burs buldum. Zaten başka türlü bu kadar pahalı bir okulda okuyamazdım. Çok güzel bir okul. Bir teslik çıkmazsa yıllardır hayalini kurduğum okulda okuyor olacağım.

Mavi Günler

21 Mayıs 2009

gunler1

Hava odama kapanıp çalışamayacağım kadar güzel.

Genelde bahçede oturup kitap okuyorum ya da  yukarıdaki gibi dijital çalışmalar yapıyorum.

Yapmam gerekenleri yapmayıp, sadece yapmak istediklerimi yapıyorum.

Sonra da zamanı boşa harcıyorum diye içim içimi yiyor.

Mavi gökyüzünün büyüsüne kaptırdım kendimi. Mavi günler yaşıyorum

Bir konuyla ilgili bir çok küçük hikaye yazmıştım.  Laptop’ımı alıp çimlere uzanıp hikayeleri birbirine bağlıyorum.

Çizmek için ayırdığım zamanı yazmaya harcadığım için kendime kızsam da yazmadan duramıyorum.

Değişim

5 Kasım 2008

Bugün çok önemli bir gün.

İnsanlar barışı seçtiler.

Çok mutluyum…

Sanat-ÇI

18 Nisan 2008

kapi2.jpg

Sanat eğitimi alırken nasıl çizeceğini öğrenirsin ama nasıl göreceğini kimse sana öğretemez.

Aslında bir bakıma ne güzellikte çizdiğin ya da yaptığından çok ne gördüğün ve ne amaçla yaptığın çok büyük bir önem kazanıyor.

Sanat, yeteneğin ortaya çıkardığı bir güzellikten çok beynin ortaya koyduğu nedeni ve sonuçları olan bir düşünce biçimi.

Okumak, düşünmek ve kendi sanatını ortaya çıkarabilmek uzun süren çalışmalar gerektiriyor. Çalışmalarsa genellikle bütün etkisi altında kalınanların bir sentezi oluyorlar.

Sanat eğitimi almış almamış herkese açıyorsun çalışmalarını. Eleştirileri ve beğenileri kabul edip yoluna devam ediyorsun.

Çok erdemli gibi görünse de kendisine sanatçıyım diyemeyen sanatçıların gelecekte bu işi yapmayacaklarını biliyorsun.

Sadece kendi sanatına güvenemeyenin kendisine sanatçıyım diyemediğinin altı çiziliyor her ortamda.

Kendine sanatçı diyemeyenlerin bu işi yapmaması tavsiye ediliyor. Zaman kaybetmemeleri açısından.