Yarışma Kazandım Ödül Aldım

1 Ekim 2007

semsiye.jpg

Ben çizimlerimle yarışma kazandım. University of Michigan Pierpont Commons Juried Competition 2007-08.

Şubat ayında Pierpont Commons’da solo sergim olacak. Kazandığım para ödülüyle de bir kaç güne kadar sevgilimi ve bebeğimizi alıp Chicago’ya gideceğim. Geleneksel evlilik yıl dönümü kutlamamızı da orada gerçekleştirmiş olacağız :)

Dönüşte de kendimi yeniden trafiği hızlı akan bir hayatın içinde bulacağım. Sergi için çok çalışmam gerekiyor. Henüz konu bile bulamadım. Ocak ayının başında büyük bir alanı tek başıma dolduracak kadar resim yapmış ve bunları teslim etmiş olmam gerekiyor. Çok heyecanlıyım.

Yarışmayı kazandığım haberini alalı neredeyse üç hafta olacak. Ben o günden beri yanıma çizim defterimi almadan çıkmıyorum. Aklım sürekli çizmekte. Yanımda taşıdığım çizim defterinin, üzerinde uzun çalışılmış sayfaları gibiyim. İçe doğru kıvrıldığımı hissediyorum. Kendime doğru kıvrılıyorum. Dış dünya dışarıda kalıyor. Şemsiyeme tutunup aklımın içine doğru yavaş yavaş iniyorum.

Sergi Sergi

27 Haziran 2007

koylukiz.jpg

Sergi tam hamileliğimin son ve en zor dönemine geldi. Hazırlıklar ertelendi, ertelendi. Sonra bebeğimiz dünyaya geldi, çalışmalarım sergilenmeye başladı ama benim gidip görecek halim bile olmadı. Ben tüm hevesimi kaybettiğim sırada kutlama mesajları gelmeye başladı.

Ve bir gece minik bebeğimizi yarım saatliğine evde babaannesine bırakıp dvd kiralamak için çıkınca, çatlak bir lohusa gibi davranmaktan vazgeçmeye ve gidip çalışmalarımı görmeye karar verdim.

Hava kararmıştı. Sevgilim arabayı gideceğimiz binanın hemen önüne park etti. Kaç defa geldiğimi saymadığım bu binaya girerken heyecandan sevgilimin eline sıkıca yapışarak gireceğim aklıma gelmezdi. Yüksek, tavanı camlı binanın geniş ve güzel aydınlatılmış girişinden yürüdük birlikte. Sergilenen çalışmalarımın önünde dururken kendimi yetersiz hissetmemenin verdiği bir rahatlamayla gülümsedim. Bu kadar zaman binanın önünden geçmememin sebebi yaptıklarımı yetersiz bulmaktan korkmammış.

bohem.jpg

Şimdilik fotoğraflarını çekemedim. Eğer fırsat bulup çekersem bu yazıya ekleyeceğim. Bu yazıda yayınladığım çizimlerim sergideki beş resimden ikisi. Kışa doğru yeni sergi haberlerim olacak. Ben çalışmaya başladım bile :)

Bilmek isteyenler için; çalışmalarım Michigan Üniversitesi Francois Xavier Bagnoud binasında sergileniyor. Ben istediğim sürece de orada sergide olacaklar.

Röportaj

17 Mayıs 2007

hamilelik.jpg

Hamileliğim boyunca karnıma kınadan böyle bir çizim yapma projem vardı ama sürekli büyüyen bir karına çizim yaparsam sonunda eğri büğrü olacaktı. Ben de çizimimin karnına bu deseni yaptım. Çok kalıcı oldu bayıldım :)

Salı gecesi sevgilimin ailesi geldi, evde bir bayram havası var. İki kişilik hayatımıza renk geldi. Artık Arel de gelse… Türkiye’den akraba ve tanıdıklarımızın bebek için ördükleri giysileri hayranlıkla inceleyip yerlerine yerlerleştirdik. Emeği geçen herkese teşekkürler.

Bu haftanın başka bir heyecan verici olayı www.mezun.com da yayınlanan röportajımdı.

Not: sevgilim doğum günün kutlu olsun…

Sergi Hazırlıkları

16 Nisan 2007

dunya1.jpg

Ruhsal durumumu anlatmak için ayaklarım yere değmiyor demek yetmez. Hatta bulutların üstünde uçmak bile yetersiz bir tanım olacağı için kendimi uzaydan dünyaya atlıyormuş gibi çizdim.

En büyük heyecanım canım bebeğimizin doğumuna hazırlanırken, hayatıma iki yeni heyecan daha giriverdi. Bunlardan biri, yakında Michigan Üniversitesinde açacağım sergi. Diğeri henüz tamamlanmadı, tamalanana kadar sır.

Neyse sergi teklifi bana yaklaşık bir ay önce geldi ve son bir aydır bu çizimler üzerinde çalışıyorum. Sergi hazırlıklarına başlayınca kendimi yabancı bir bilgi okyanusunun içinde yüzüyor buldum. Aslında yüzüyor bulduk desem daha doğru olur. Canım sevgilim yardım etmese bu işin içinden bu kadar kolay çıkamazdım.

Dijital sanat denilen okyanusla boğuşurken önce baskı yapılacak kağıdı seçmekte çok zorlandık. Kağıdın markasını veremeyeceğim ama %100 pamuklu suluboya kağıdı, doğru printer kullanıldığında yüz yıl solmadan dayanabilen ve müze kalitesi denilen özel bir kategoride olduğunu yazmalıyım.

Sonra doğru yazıcıyı bulmak için günlerce araştırma yapmak zorunda kaldık. Piyasada kullanılan bütün yazıcılar lazer olmuş. Hatta herkes bu durumla o kadar gurur duyuyor ki, dijital baskının en iyi pigment bazlı inkjet yazıcılarla yapıldığını bilen bile yok. Ben bir ara tüm ümidimi kaybedip internette bu binlerce dolarlık pigment bazlı inkjet yazıcılara hüzünle bakarken şans yine yardım etti ve yazıcı bulduk.

Çizimlerimin baskılarını görünce mutluluktan hafif delirmiş gibiydim. Resimleri bir sarılıp öpmediğim kaldı :) Ne yapayım bilgisayarda bu kadar güzel görünmüyorlar. Şimdi sırada çerçeveler var. Onları da yaptırınca sadece bir kaç ayrıntı kalacak.

Veee sonra sergi…

Şimdi Neler Moda?

16 Şubat 2007

moda.jpg

Ben baharı özledim. Haftayı eksi yirmi derecelerde kar fırtınalarıyla geçirdiğimiz için olsa gerek. Kış ne kadar üzerimize gelirse benim aklım o kadar çok bahara kaçıyor. Baharı özlemenin etkisiyle, havalar ısınsa da şöyle bir yenilensem düşüncesinin peşine takılıp hayaller kurmaya başladım.

Bahar gelince makyajda kullandığım renkleri ve tonları değiştirip kendime yeni ayakkabılar ve giysiler alırım ve saçlarımı biraz kısalttırırım. Bütün bunları her yıl bahar seremonisi havasında gerçekleştirince kendimi daha iyi hissediyorum. Sonuçta bütün bir kışı lahana gibi giyinerek geçirmenin de bir ödül olmalı. Eğer olmazsa ben niye kadınım?
Üstelik şimdi bahara yaklaşırken yeni bir dergi keşfettim Newyork ve İstanbul modasının izlenebileceği üstelik bir çok moda dergisine inat içeriği olan şık bir dergi: NYC 2 İST online dergisi. Ayrıca bakınca yabancılık çekmeyeceksiniz benim çizimlerim de orada.