Alexander Calder (1898 – 1976)
15 Kasım 2008Calder benim en çok sevdiğim sanatçılardan biri. Sadece sanatı ve sanat dünyasına getirdiği yenilikler nedeniyle değil, aynı zamanda kişiliğiyle de çok etkileyici bulduğum bir sanatçı o.
Çalıştığı malzemeler onun için oynamaktan ve zaman geçirmekten zevk aldığı şeyler oldu. Hayatı boyunca tellerden neredeyse herşeyi yaptı. Çocukluğunda oyuncaklar yaptı, eşine takılar yaptı, evi için ev eşyaları yaptı.
Çalıştığı malzemeyle oynadı. Onu tanımak için bir hayat harcadı ve sonunda dünyaya hareket eden heykellerini hediye etti.
Büyük babası ve babası akademisyen ve çok saygın heykeltıraşlardı. Annesi ressamdı.
Sanatta kariyer yapmak ve para kazanmak zor olduğu için ailesi sanatçı olmasını desteklemedi.
Makina mühendisliği okuduktan sonra bir çok işte çalıştı.
İçindeki sanatçıyı durduramadı ve ressam olmaya karar verdi.
Sanat okuduğu yıllarda The National Police Gazette’te illustrator olarak çalışmaya başladı.
Gazete onu iki haftalığına sirk skeçleri yapması için görevlendirdi.
Sirk, Calder’in hayat boyu sürecek ilgisi oldu.
Paris’e yerleşip, en önemli eserlerinden biri olan sirki yapmaya başladı.
Sirk, teller ve çeşitli malzemelerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan benzersiz bir çalışma oldu ve yıllarca bu çalışmayı devam ettirdi.
Hatta sirk onun oyuncağıydı ve arkadaşlarıyla güzel zaman geçirmek için sirke sürekli yeni karakterler ekleyip bir çok gösteri yaptı.
Resimden çok heykeller yaptı. Dev heykeller ve hareketliler.
Eşini çok sevdi, onunla evlendikten sonra abstract çalışmaya başladı. Eşine ve çocuklarına, yaşı ilerleyince de torunlarına olan düşkünlüğü büyük ve sıcak bir aile içinde mutlu ve üretken bir hayat sürmesini sağladı.
Bütün gün çalışsa da akşamlarını mutlaka ailesi ve arkadaşlarına ayırdı. Neşeli kişiliği ve zevkli sofra seçimleriyle çok sevilen bir insan oldu.
Kendisine Sandy denmesinden hoşlanırdı.
Çalışmalarını çok seviyorum Sandy…















