Tatil kokusu Alıyorum

9 Şubat 2008

sergi.JPG

Çalışmalarım ayın ikisinde University of Michigan Pierpont Commons da sergilenmeye başladı. Bir gün içinde yüzlerce kişinin önünden geçtiği bir galeride çalışmalarımı sergilemek benim için büyük bir şans oldu.

sergi2.JPG

Sergiye çıkan çalışmalarımı internet sitemin ilk sayfasına yerleştirdim. Satışları bu sayfadan yapmanın daha kolay olabileceğini düşünüyorduk, haklı çıkmışız. Fiyatlar sergide yazdığı halde siparişler hep siteye geliyor. Zaten galeriyle de anlaşmamız bu şekilde oldu. Satışların toplamından yüzde onbeş alacaklar.

serg1.JPG

Sergi başladığından beri hiç beklemediğim kadar sipariş aldım. Site sayesinde sergiden önce de Amerika’da yaşayan Türkler ya da Amerikalılar çizimlerimi satın alıyorlardı ama sergiden sonra aldığım siparişler beni çok mutlu etti.

Açılıştan sonra zaman bulup segiye gidemiyordum, dün yaşgünüm diye gittik serginin fotoğraflarını çektik. Sonra gezdik, tozduk birlikte olmanın tadını çıkardık. Bir gün olsun yapılması gerekenleri düşünmedim. Ödevler, projeler, işler, ev işleri beklediler.

kitapci1.JPG

Arel öğlen uykusuna kitapçıda dalınca, aylardır elime almadığım moda dergilerini aldım. Kışa inat buzlu kahvemi içip camın önünde tembel bir kedi gibi zaman geçirdim.

Bir gün olsun kaygısızca yedim yedim. Şimdi kaygılanıyorum o ayrı :)

Geçenlerde Florida da yaşayan bir arkadaşıma keşke bir fırsat çıksa da görüşebilsek diye yazmıştım. Ertesi gün sevgilim gelip şubatın sonunda bir hafta Florida’ya gidiyoruz deyince çok şaşırdım. Arkadaşımla görüşeceğimiz ve bebeklerimizi tanıştıracağımız için çok mutluyum.

Bazen ne çabalar sarf ediyorum ne olacaklar olmuyor, ve bir an istediklerim hop diye kucağıma düşüveriyor.

Buraya taşındığımızdan beri ilk defa bu kadar çok yağan kar, eksi yirmi yedilerde hissettiren soğuklar ve kar fırtınaları nedeniyle okulların tatil olması derken dibi görünmeyen bir kış yaşayıp gidiyorduk. Ben umursamıyorum artık. Ne atkı, ne eldiven ne de şapka takıyorum. Eskiden kat kat giyinirdim, şimdi içime bir askılı, üstünede ince bir hırka ya da kazak giyorum. Bir de üzerine montumu alıyorum o kadar. Evet üşüyorum ama pek umurumda değil artık. Kışları lahana gibi yaşamaktan sıkıldım.

Aylardır sağlıklı beslenip spor yapmanın sonucunda hamileyken aldığım kiloları verdim. Florida’ya gitmeden bir bikini alıp sıcağa ve okyanusa kavuşmak istiyorum artık.

Hearts Next to Mine

17 Ocak 2008

parasut.jpg

Birkaç gün önce sergi için ilk baskımızı aldık. Çizimlerimin basılı hali beklediğimden çok daha güzel. Çizdiklerimin müze kalitesinde kağıtlara özel baskılarla basıldığını görmek beni çok mutlu ediyor. Şimdi sıra çerçevelerde. Çok heyecanlıyım çok.

Serginin adı “Hearts Next to Mine” oldu. Yaklaşık bir yıldır yaşadıklarımı yansıtıyor çizimlerim. (Yukarıda) Paraşütle atlarcasına hızla kaldığımız yerden devam ettiğimiz hayatımızı, Türkiye’den döndüğümde çizmiştim.

Dersleri seçerken Arel’e mümkün olduğunca çok zaman ayırabilmek için bütün dersleri haftanın iki gününe sıkıştırmaya çalıştım. Sevgilim bunu başarırsam beni alnımdan öpeceğini söylemişti ama o günden sonra bir daha karşılaşmadık :)

Neyse pazartesi ve çarşamba sabah ondan akşam sekize kadar okulda ardarda derslere giriyorum. O günlerde Arel’e babası bakıyor. Salı ve perşembe o okula gidiyor, bebeğimize ben bakıyorum. Diğer günler yine ya beraberiz, ya da dönüşümlü bakıyoruz. Zor oluyor ama oluyor işte.

En zor kısmı da sabahtan akşama kadar iki dişlimden ayrı kalmak oluyor. Ben eve döner dönmez hasret gideriyoruz. Eskiden akşam sekiz gibi uyurdu şimdi benim okula gittiğim günler sekizi biraz geçiyor.

Dersler başladı. Ders kitaplarının yanısıra kaynak gösterilen kitapları okumam, her derste yeni projeler ve ödevler teslim etmem gerekiyor. Okuduklarım hakkındaki düşüncelerimi ve eklemek istediğim fikirleri çizim yaptığım defterlere yazmam gerekiyor. Buna ’sketchbook journal’ deniyor ve dönem sonunda projenin yarısı kadar da bundan not alacağım. Keşke sketchbooklarım deli defteri gibi olmasa :)

Herşey zaten yeterince zor değilmiş gibi bu aralar bir de kendimle uğraşıyorum. Olmadık şeyler oldu. Bir acayip iç savaş yaşıyorum. İnsanın bazen kendini bile şaşırtabilmesi hayatı hem çok yaşanılır kılıyor hem de imkansızlaştırıyor.

Sergi Sergi

27 Haziran 2007

koylukiz.jpg

Sergi tam hamileliğimin son ve en zor dönemine geldi. Hazırlıklar ertelendi, ertelendi. Sonra bebeğimiz dünyaya geldi, çalışmalarım sergilenmeye başladı ama benim gidip görecek halim bile olmadı. Ben tüm hevesimi kaybettiğim sırada kutlama mesajları gelmeye başladı.

Ve bir gece minik bebeğimizi yarım saatliğine evde babaannesine bırakıp dvd kiralamak için çıkınca, çatlak bir lohusa gibi davranmaktan vazgeçmeye ve gidip çalışmalarımı görmeye karar verdim.

Hava kararmıştı. Sevgilim arabayı gideceğimiz binanın hemen önüne park etti. Kaç defa geldiğimi saymadığım bu binaya girerken heyecandan sevgilimin eline sıkıca yapışarak gireceğim aklıma gelmezdi. Yüksek, tavanı camlı binanın geniş ve güzel aydınlatılmış girişinden yürüdük birlikte. Sergilenen çalışmalarımın önünde dururken kendimi yetersiz hissetmemenin verdiği bir rahatlamayla gülümsedim. Bu kadar zaman binanın önünden geçmememin sebebi yaptıklarımı yetersiz bulmaktan korkmammış.

bohem.jpg

Şimdilik fotoğraflarını çekemedim. Eğer fırsat bulup çekersem bu yazıya ekleyeceğim. Bu yazıda yayınladığım çizimlerim sergideki beş resimden ikisi. Kışa doğru yeni sergi haberlerim olacak. Ben çalışmaya başladım bile :)

Bilmek isteyenler için; çalışmalarım Michigan Üniversitesi Francois Xavier Bagnoud binasında sergileniyor. Ben istediğim sürece de orada sergide olacaklar.