Yol Yolcu Yolculuk.

Meltem Sozer, 2 Mayıs 2006

Boarding_pass

Pazar sabahı cep telefonunun sesiyle uyandım. Gözüm yarı açık bir halde aşağı katta unuttuğum telefona koşuşturup annemle konuşarak güne başladım. Sevgilim beni havalimanına bıraktı. Söylediğine göre arkamdan bakmış, dönüp bakmamı beklemiş ama baksam ağlardım o nedenle onun son bakışını görmeden yola çıktım.

Güvenlikten geçerken hala ayakkabıları çıkarttırıyorlar. Babama aldığım olta elimde, geçerken en az otuz kişi nerede balık tutacaksın diyor. Türkiye diyorum şaşırıyorlar ve ben daha çok şaşırıyorum çünkü elimde koca oltayla uçağa binmeme izin veriyorlar. Bir seviniyorum çok seviniyorum.

Şikago’ya giderken yolda nancy’le tanıştım yanımda oturuyordu ve uçmaktan çok çok korkuyordu. Ona yolda sudoku çözmeyi öğretirken uçak sallanmaya başladı. Nancy korktukça sallanma daha da artıyor. Bir süre sonra ellerime yapışıyor zavallı kız. Uçak inerken artık kucaklaşmış durumdayız. Bu kadar korku içindeyken ayakkabına bayıldım diyor, ben de senin saçlarına diyorum. Ayrılırken destek olduğum için uzun uzun teşekkür ediyor.

Şikago’dan Türk Hava Yollarıyla İstanbul’a dokuz buçuk saat süren bir yolculuğa çıkıyorum rahat bir yolculuk oluyor. Rahat bir yolculuk oluyor çünkü kabin ekibi harika işlerinde uzmanlar.

İstanbul’a yaklaşan uçaktan şehre bakıyorum ne kadar güzel görünüyor… Aslı (sevgilimin ablası) ve Kemal’le (Aslı’nın nişanlısı) buluşuyorum. Yeni nişanlılar ve birbirlerine çok yakışmışlar. Onları öyle mutlu görmek beni de mutlu ediyor ve yol yorgunluğumu unutuyorum. Birkaç saat sonra Ankara’ya gitmek için güvenlikten geçerken binlerce km öteden kırılmasın diye elimde getirdiğim oltayı uçağa elimde götüremeyeceğimi söylüyorlar. Ama diyecek oluyorum polis yüzüme bile bakmadan güvenlikteki elemanlara köleleriymiş gibi bağırıyor.- Şimdi alın bu hanımı götürün THY ofisine oltayı bagaja verecek. İşte o an… Yok zamanım yok. Kendim gidiyorum oltayı veriyorum dua ediyorum kırılmasın diye. Ben tekrar güvenlikten geçerken utanmıyor bir de iğrenç espiriler yapıyor bu polis bey. Duymamış olmayı tercih ettiğim için cevap vermiyorum. Bunlar Atatürk havalimanına hiç yakışmıyor. Üzülüyorum olanlara artık gerçekten de uçağa yetişmek zorunda olduğumdan ismini de alamıyorum. Kendimi rahatlatmak için karma diyorum içimden karma nasıl olsa bunun karşılığını bulacak. Mucize gerçekleşiyor olta kırılmıyor.

Yirmi dört saatlik yolculuktan sonra Eve geliyorum kucaklaşıyoruz evde olmak ne güzel ailemle olmak ne güzel…

Kategoriler: Diğer

Yorumlar (6):


  1. seraps on Mayıs 3rd, 2006

    ne güzel …kendim aileme kavuşmuş kadar sevindim…keyifli,sağlıklı,bol güzel anılı tatiller…

  2. pino on Mayıs 3rd, 2006

    HOŞGELDİN MELTEMCİM:)))
    Sevindim sorunsuz bir yolculuk geçirmene:)
    sen iyice dinlen bir ara görüşürüz:))
    sevgiler:)

  3. Mert Ulas on Mayıs 3rd, 2006

    Yolculugunun iyi gecmesine sevindim (polis beyin igrenc esprilerine maruz kalman disinda)

    Bende bir aya donuyorum, gun sayiyorum :)

  4. MeltemSozer on Mayıs 4th, 2006

    Seraps Teşekkür ederim.
    Pınar, ilk fırsatta seni arayacağım görüşürüz.
    Mert, Umarım iyi bir yolculuk geçirirsin. Türkiye’de olmak herşeye rağmen güzel.

  5. dilara45 on Mayıs 4th, 2006

    hoşgeldin meltem umarım ailenle en güzel şekilde hasret giderip sevgiline kavuşursun.Tekrar hoşgeldin canım.

  6. Meltem Sozer on Mayıs 5th, 2006

    Çok teşekkür ederim Dilara.

Leave a Comment

Subscribe to feed